3. ve 4. POLIT KAFFEE RAPORU 26.01 & 02.02.2018

Aktif .

3. Polit Kaffee sohbetimizde Biel ve Cevresi Alevi Kültür Derneği'nin değerli başkanı Yusuf Altun Beyi misafir ettik. Uzun yıllar İsviçre'de yaşayan Yusuf abimiz bizimle çok kıymetli deneyimlerini paylaştı. Bir erkek olarak başka bir ülkede yeni bir hayat kurmanın ve aile geçindirmenin meşakkatlerinden bahseden Yusuf abimiz eşler arasında saygının ve birbirine destek olmanın uyumu kolaylaştırdığına değindi. Erkeklerin omuzundaki aile baskısı erkek göçmenlerde büyük sıkıntı oluşturduğunu ve bundan dolayı özellikle son 10 yılda boşanmların çoğaldığını da vurguladı. 

Misafirlerimizin içerisinde yıllardır büyük bir firmada satış müdürlüğü yapan kıymetli abimiz Muzaffer Yılmaz'da bizimle çok değerli deneyimlerini, görüş ve düşüncelerini paylaştı. Muzaffer abimiz göçmenlerin iş ortamına uyum sorunlarının her dönemde ve yaşta olduğunu söyledi. İş yerlerinde kültür farklılığından dolayı bir çok yerde göçmenlerin sorun yaşadığını vurguladı. Ayrıca paraya düşkünlüğün uyumu sürecini duraksattığınında altını çizdi. 

Kahvelerimizi içtikten sonra, programımızın ikinci bölümüne başladık. Bu bölümde Grossrat nedir? Görevleri nelerdir? konusunu hepbirlikte işledik. Oy kullanmanın da zorluğuna değinen katılımcılar bir sonraki Polit Kaffe toplantılarında sık sık nasıl oy kullanılır? konusunu işlememizi isteyerek bir Polit Kaffee'yi daha sonlardırmış olduk.


4 MART REFERANDUM SECIMLERINDE OY KULLANMA, ENTEGRASYONA DAIR PAYLASIMLAR… POLIT KAFFEE`nin 4.sünü, bu kez de, 5 Bayan ve 10 Erkek olmak üzere toplam da 15 kisi ile gerceklestirdik. Genc kusaktan aramiza katilan 4 kisi sayesin de gelecek nesile dair besledigimiz umutlarimizi arttirdik. Erkek katilimcilarimiz ilk defa Bayan katilimcilarimizdan iki kat fazla idiler.

Aramiza yeni gelen kisilerin, kisaca kendilerini tanitmalari ile sohbetimize basladik. Türkce olarak gerceklesen sohbetlerimizi, COKLU DILLI yapmanin, pratikte zorluklara vesile oldugu kanaatine yer verildi. Fakat iki dilli bir oturuma ileriki toplantilar da yer verilebilecegi vurgusu yapildi. Samimi bir aile ortami kivamin da baslayan aksamimiz da gecen haftalarin kisa bir özeti yapildi. Maalesef göcmenlere karsi Isvicre toplumun da bir önyargi var tespiti tekrar dile getirildi. Özellikle de bu önyarginin Türklere ve Yugoslavlara karsi fazlaca oldugu belirtildi.

Dil konusunun ENTEGRASYON icin, en önemli ilk basamak oldugu vurgusuna tekrar yer verildi.6 aylik günde 4 saatlik ZORUNLU DIL KURS lari ile bu COCUKLAR – olarak yetistiriniz denildi. Herkes yüksek statülü olamaz, herkes en basarili olamaz düsüncesi ile cocuklarinizi motive edin sonucuna varildi. Testlerle cocuklarin meslek secimleri saglanabilir. BIZIM SECTIGIMIZ EMPOZE ETTIGIMIZ ALANDA DEGIL KENDI ISTEKLERI YETENEKLERI ve MUTLU OLACAKLARI konularda secimlerini yapmalari icin onlara yardimci olun, ifadelerine yer verildi.

Taze pisirilmis Türk kahvelerimiz esliginde sohbetlerimiz devam etti. Son zamanlar da artan IRKCILIK ile maalesef cocuklarimiz, okullarin da cok rahat degiller denildi. Özellikle Liseye gecme hususun da cocuklarimizin, bilincli bir baskiya maruz kaldiklari, genc katilimcilarimizin paylasimlari ile ifade edildi. Israrci olarak, kendine güvenerek, olumlu düsünerek ve tabii ki cocuklarimizi destekleyip arkasinda durarak bu sorunu cözebiliriz düsünceleri dile getirildi. Yeni nesil cocuklarimizin artik YÖNETICI pozisyonunda olmalari gerekiyor tespiti ifade edildi. ISVICRE EGITIM SISTEMI nde ögrenciler, cok erken, algilamadiklari bir yasta mesleklerini secmek, gelecekleri adina karar vermek zorunda birakiliyorlar. Dogru kararlari almalari adina, cocuklarimiza yardimci olalim tespitine varildi. Bu anlam da ANNE BABA larin egitimi cok önemlidir. Bu hususta da Politikacilara cok büyük görev düsmektedir denildi. Ayrica ögretmenlerin göcmen cocuklarina karsi olumsuz daha düsük seviyeler deki egitim imkanlarina tesvik ettikleri gercegi vurgulandi. Ögrencilerin secimlerinden memnun olma oranlarinin maalesef cok düsük oldugu söylendi. Bilinclendirilerek ergenlik psikolojisinin olumsuzluklarindan uzak bir meslek seciminin dogru bir karar verme adina daha güzel olacagi belirtildi. Ögretmenler cocuklari bir bütün olarak degerlendirmelidirler denildi.

GENC jenerasyonun minimalist oldugu bu yüzden de ebeveynlerin cocuklarini biraz daha yüksek statüde meslekler anlaminda cocuklarini motive etmeleri, hedeflerini belirlerken kendilerine güvenmeleri gerektigi söylendi. Okuyan lisedeki Universitedeki cocuklarin devlete yük olduklari vurgulandi. Ögretmen her zaman GÖCMEN cocuklari meslege yönlendirmeye calisiyorlar denildi. Göcmen nüfüsun %5 i ancak universiteye gidiyor oldugu gercegi söylendi.

POLITIKA-POLITIKACI OLMAK gibi konulara da bu oturumumuz da deginildi. Politikaci olabilmek icin Isvicreliler de cook uzun süreler sonun da kisilere sans taniniyor denildi. Bizim kültürümüz ile farklar ifade edildi. Biz de bir Belediye Baskani bir Milletvekilinden seviye olarak daha düsük iken, ISVICRE POLITIKASI nda durum hic de böyle degildir BELEDIYE MECLIS UYESI, KANTON MECLIS UYESI kadar degerlidir ve ayni statü de tutulur bilgisi bizlere verildi. Maalesef Türkler olarak Politika da yeterince yer alamiyoruz. Sistem zaten Göcmenler icin zor. Hem azinliktayiz hem de Partiler icinde destekleyenlerimiz yok sadece SP Partisi destekliyor denildi. Politika, aile gecindirecek bir is olmadigi icin, Politika da gencleri istihdam edebilmek, belediye devlet gibi yerlerde olabilmeleri adina, aileler olarak lütfen destek olalim sonucuna yer verildi. Politikacilarin cocuklarimiza nasil bir hayat tercih etmelerini secme yetenegini kazandirmak adina büyük is düsüyor denildi.

4 MART NO BILLAG SECIMLERI ele alindi. Bu secimde devlete ait Media Grubunu özellestirmek istiyorlar. Eger cogunluk JA derse konu Parlementoya gidecek. Parlemento da hayir derse bu kez özel ele gececek, özel ele gecen TV, yanli yayin yapacak vs. gibi kötü sonuclar dogacak denildi. Ya da bu sonuca ragmen belkide bu kez -belki vergi ile - böyle bir para halktan gene alinacak. Eger cogunluk NO derse yani NEIN NO BILLAG derse, yillik ödenen ücret bir miktar düsürülecek ve BILLAG aynen kalmaya devam edecek bilgileri verildi.

OYLAMADA NASIL OY KULLANILIR? Evlerimize gelen oylama zarflari acilarak nasil oy kullanmamiz gerektigi birebir gösterilerek bizlere anlatildi. Acilan zarfin icinden ismimizin yazili oldugu bir kagit, iki adet bilgilendirme kitapcigi ve bir kücük zarf daha cikti. Oylamaya dair düsüncelerimiz olan EVET HAYIR yazilmasi gereken dört yeri doldurulup, icinden cikan kücük zarfa koymamiz gerektigi belirtildi. Büyük zarfin icinden cikan iki kitapcik ise bilgilendirme amaclidir onu iade etmeyeceksiniz bilgisi verildi. Ismimizin yazili oldugu kagittaki imza yerine imzamizi atip oklar yönünde büyük zarfin icine koymaliyiz denildi. Sonra da zarfin agzini kapatarak Ya Belediyenin secim posta kutusuna ya da postahaneden pul alip yapistirarak (ama burada süreyi de hesaplamayi unutmamaliyiz ki oyumuz secim süresinden önce yerine ulassin) ya da Belediyenin belirttigi gün ve saatte elden teslim ile oy kullanabilecegimiz bilgisi ile bu aksam ki sohbetimizi bitirdik…

Haftaya Cuma aksami, yeni bir POLIT KAFFEE toplantimiz da görüsmek üzere, saglicakla kalin, sevgiler, saygilar…

Raporlayan: Ilknur Balimtas